x
Şimdi sepette, Aynı gün kargoda!
{{ t.categories }} ({{ live_data.categories.length }})
{{ t.brands }} ({{ live_data.brands.length }})
{{ t.products }} ({{ live_data.products.length }})
{{ t.see_all }}
Menü

Santrifüj Nedir?

Kategori: Teknik Bilgiler
Yazar: Elif Genç Temizci
Yayın Tarihi: 19.02.2026
Okuma Süresi: 7 Dakika

Santrifüj pompa, merkezkaç kuvvetinden yararlanarak akışkanlara kinetik enerji kazandıran ve bu enerjiyi basınç yoluyla sıvı transferine dönüştüren mekanik bir düzenektir. 

Endüstriyel tesislerden tarımsal sulamaya, bina ısıtma sistemlerinden su dağıtım şebekelerine kadar sıvı hareketinin olduğu hemen her yerde bu pompalar temel bileşen olarak görev yapar. Mekanik tesisat literatüründe santrifüj pompalar; bir gövde, dönen bir çark (fan) ve sızdırmazlık elemanlarından oluşan sade ama yüksek verimli bir yapı sunar. 

Pompanın iç aksamındaki enerjinin dönüşüm hızını ve verimliliğini, çark yapısı ile motor devri arasındaki hassas denge belirler.

Santrifüj Pompa Ne İşe Yarar?

Santrifüj pompa; düşük basınçlı akışkanları yüksek hızda döndürerek basınç kazandıran ve bu sayede sıvıların yatay veya dikey düzlemde transferini sağlayan mekanik bir cihazdır. Temel görevi, bir kaynaktan aldığı sıvıyı boru hatları boyunca ilerleterek istenen yüksekliğe veya uzaklığa ulaştırmaktır. Diğer pompa türlerinden farklı olarak santrifüj pompalar, sabit ve kesintisiz bir akış hızı (debi) sağladıkları için sistem sürekliliğinin kritik olduğu proseslerde birincil çözüm aracı olarak kullanılır.

Tesisat sistemlerinde basınç dengesi oluşturmak ve akışkan hareketini kontrol altında tutmak bu cihazların ana işlevidir. Bir santrifüj pompa, mekanik enerjiyi doğrudan hidrolik enerjiye dönüştürür. Bu dönüşüm sayesinde sistemdeki sürtünme kayıpları yenilir ve akışkanın hedeflenen debide kalması sağlanır. Özellikle ısıtma ve soğutma sistemlerinde suyun devirdaim (sirkülasyon) yapmasını sağlayarak enerji transferine aracılık eder. Pompanın verimli çalışması, seçilen fan tipinin transfer edilen sıvının fiziksel özelliklerine tam uyum göstermesiyle doğrudan ilişkilidir.

İşlevsel avantajları, bu cihazların çok geniş bir sektörel yelpazede standart ekipman haline gelmesini sağlamıştır.

Santrifüj Pompalar Hangi Sektörlerde ve Nerelerde Kullanılır?

Santrifüj pompalar; tarımsal sulamadan petrokimyaya, gıda üretiminden bina mekanik tesisatlarına kadar sıvı hareketinin olduğu her alanda yaygın olarak kullanılır. Mekanik tesisat sahasında en yaygın kullanım alanı, şehir su şebekelerinin basınçlandırılması ve binaların yangın söndürme hatlarıdır. Ayrıca, konutlarda kullanılan kalorifer sirkülasyon pompaları da aslında küçük ölçekli birer santrifüj pompa türevidir.

Endüstriyel üretim hatlarında akışkan transferi ve dozajlama süreçleri santrifüj pompalar vasıtasıyla yönetilir. Kimya sektöründe asidik veya bazik sıvıların taşınmasında korozyona dayanıklı özel alaşımlı (paslanmaz çelik veya plastik gövdeli) modeller tercih edilir. Gıda sektöründe ise hijyen standartlarına uygun, temizlenebilir yüzeylere sahip santrifüj pompalar süt, içecek ve sıvı gıdaların aktarılmasında rol oynar. Tarım arazilerinde nehirlerden veya kanallardan su çekilerek damlama sulama sistemlerine yüksek debili su basılması, bu cihazların sağladığı mekanik güç sayesinde mümkün olmaktadır.

Geniş kullanım alanları, pompanın iç mekanizmasındaki temel fizik kurallarının basitliğinden ve etkinliğinden güç alır.

Santrifüj Pompanın Çalışma Mantığı ve Fiziksel İlkeleri Nelerdir?

Santrifüj pompanın çalışma mantığı, merkezkaç (santrifüj) kuvveti kullanılarak akışkanın hızlandırılması ve kinetik enerjinin basınca dönüştürülmesi prensibine dayanır. Pompa gövdesi içindeki motor mili, üzerinde kanatçıklar bulunan bir çarkı (fan) yüksek hızla döndürür. Sıvı, pompanın tam merkezinden (göbek kısmından) girer ve dönen kanatçıklar tarafından dışa doğru savrulur. Bu savrulma hareketi sırasında sıvının hızı artar; hızlanan sıvı volüt adı verilen salyangoz gövdeye çarptığında hızı azalırken statik basıncı yükselir. Böylece sıvı, yüksek basınçla çıkış ağzından tesisata aktarılır.

Sistemin verimliliği, atmosfer basıncı ile pompa girişi arasındaki basınç farkı (vakum) üzerinden şekillenir. Pompa çalışmaya başladığında merkezdeki suyun dışarı atılmasıyla merkezde düşük basınçlı bir bölge oluşur. Bu vakum etkisi, dışarıdaki suyun (kaynağın) kendiliğinden pompa içine emilmesini sağlar. Ancak burada dikkat edilmesi gereken en kritik fiziksel ilke, pompanın içinde hava bulunmaması gerektiğidir; zira hava sıkıştırılabilir bir gaz olduğu için merkezkaç kuvvetiyle suyun emilmesini sağlayan vakumu oluşturamaz. Bu nedenle santrifüj pompalar çalıştırılmadan önce mutlaka suyla doldurulmalı (priming) ve havası alınmalıdır.

Akışkanın kazandığı bu enerjinin seviyesi, kullanılan çark sayısına ve tasarımına göre farklılık gösterir.

Kademeli ve Tek Kademeli Santrifüj Pompa Arasındaki Fark Nedir?

Kademeli ve tek kademeli pompalar arasındaki temel fark, sıvının ulaştırabileceği maksimum basma yüksekliği ve gövde içindeki çark (fan) sayısıdır. Tek kademeli pompalar, tek bir çark ve volüt gövdeden oluşur; genellikle düşük basınç gerektiren kısa mesafeli transfer işlemlerinde kullanılırlar. Eğer sıvının çok yüksek katlı bir binanın tepesine çıkarılması veya uzun bir dikey hatta basılması gerekiyorsa, tek bir çarkın ürettiği basınç yeterli gelmez. Bu noktada, aynı mil üzerine ardışık dizilmiş birden fazla çarkın bulunduğu "kademeli pompalar" devreye girer.

Kademeli sistemlerde her bir çark, bir önceki çarktan gelen basınçlı suyu alarak basıncını bir kat daha artırır. Bu durum, bir bayrak yarışına benzetilebilir; su her kademede daha fazla enerji kazanarak çıkış ağzına ulaşır. Tek kademeli pompalar geniş hacimli suları düşük basınçla taşımada (yüksek debi) başarılıyken; kademeli pompalar, suyu çok daha yüksek noktalara itmek (yüksek basınç) için optimize edilmiştir.

Pompa seçiminde kademe sayısı kadar önemli bir diğer teknik konu ise sistemin mekanik sağlığını tehdit eden kavitasyon olgusudur.

Pompa Kavitasyonu Nedir ve Nasıl Önlenir?

Pompa kavitasyonu, düşük basınç nedeniyle akışkan içinde oluşan buhar kabarcıklarının, yüksek basınçlı bölgeye geçtiklerinde şiddetle patlayarak pompa parçalarına zarar vermesi olayıdır. Akışkanın basıncı, o sıcaklıktaki buharlaşma basıncının altına düştüğünde sıvı kaynamaya başlar ve küçük kabarcıklar oluşur. Bu kabarcıklar çark kanatlarına ulaştığında yüksek basınçla karşılaşır ve mikroskobik patlamalar yaratarak metal yüzeylerde aşınmaya (karıncalanma) neden olur.

Kavitasyonu önlemenin en etkili yolu, pompanın ihtiyaç duyduğu Net Pozitif Emme Yüksekliği (NPSH) değerini sistemin sağladığı değerden düşük tutmaktır. Pratik çözümler arasında; pompanın su kaynağına mümkün olduğunca yakın monte edilmesi, emiş borusu çapının geniş tutulması ve emiş hattındaki dirsek/vana gibi dirençlerin minimize edilmesi yer alır. Ayrıca su sıcaklığının artması buharlaşma riskini artırdığından, sıcak su uygulamalarında pompanın emiş yerine basınç altında (besleme ile) çalıştırılması kritik bir teknik kuraldır. Doğru projelendirilmiş bir emiş hattı, pompanın hem sessiz çalışmasını hem de mekanik ömrünü yıllarca korumasını sağlar.

Paylaş
T-Soft 360 Logo T-SOFT E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır