x
Şimdi sepette, Aynı gün kargoda!
{{ t.categories }} ({{ live_data.categories.length }})
{{ t.brands }} ({{ live_data.brands.length }})
{{ t.products }} ({{ live_data.products.length }})
{{ t.see_all }}
Menü

Dozaj Pompa Nedir?

Kategori: Teknik Bilgiler
Yazar: Elif Genç Temizci
Yayın Tarihi: 19.02.2026
Okuma Süresi: 8 Dakika

Dozaj pompası; belirli bir akışkanı, önceden ayarlanmış hassas miktarlarda ve sabit zaman aralıklarında bir sisteme enjekte etmek için tasarlanmış özel bir pozitif deplasmanlı pompa türüdür. 

Standart pompalardan farkı, sadece sıvıyı taşımakla kalmayıp, aktarılan miktarı mililitre düzeyinde bir doğrulukla kontrol edebilmesidir. Mekanik tesisat ve arıtma sistemlerinde dozaj pompaları; su şartlandırma, klorlama, pH dengeleme ve endüstriyel proseslerde kimyasal katkı maddelerinin dozlanması gibi yüksek hassasiyet gerektiren işlemlerde kullanılır.

Dozaj pompasının sunduğu bu mikro düzeydeki kontrol kabiliyeti, cihazın iç mekanizmasındaki strok ve frekans ayarı arasındaki senkronizasyondan güç alır.

Dozaj Pompa Ne İşe Yarar ve Neden Hassas Ayar Gerektirir?

Dozaj pompası; bir akışkanın, genellikle kimyasal bir maddenin, bir sisteme tam olarak belirlenen miktarlarda enjekte edilmesini sağlayarak kimyasal dengenin korunmasına hizmet eder. Normal sirkülasyon pompaları sadece suyun yerini değiştirirken, dozaj pompaları "ölçüm" yaparak çalışır. Bu özellikleri sayesinde, suyun dezenfeksiyonu için gereken klorun fazladan basılarak sağlığa zarar vermesini veya az basılarak bakterilerin çoğalmasını engeller.

Hassas ayar gerekliliği, hem maliyet kontrolü hem de sistem güvenliği açısından teknik bir zorunluluktur. Birçok kimyasal madde, belirli bir konsantrasyonun üzerine çıktığında tesisat borularında korozyona veya üretim bandındaki ürünlerin bozulmasına neden olabilir. Örneğin, bir buhar kazanına kireç önleyici kimyasal dozlanırken ayarın kaçması, kazan verimini düşürürken kimyasal maliyetlerini ikiye katlayabilir. Dozaj pompaları, "strok boyu" ve "vuruş hızı" gibi parametrelerin mikrometrik düzeyde ayarlanmasına izin vererek, enjekte edilen sıvının her damlasının hesaplanabilir olmasını sağlar.

Dozaj Pompaları Nerelerde Kullanılır?

Dozaj pompaları; su arıtma tesislerinden gıda üretimine, yüzme havuzlarından enerji santrallerine kadar kimyasal enjeksiyonun milimetrik hassasiyetle yapılması gereken her alanda kullanılır. Mekanik tesisat uygulamalarında en yaygın kullanım alanı, kullanım sularının dezenfeksiyonu için yapılan klor dozlamasıdır. Suyun içindeki bakteri ve virüsleri yok etmek için sisteme basılan klorun miktarı, suyun debisine göre anlık olarak ayarlanmalıdır.

Endüstriyel üretim süreçlerinde ve tarımsal faaliyetlerde bu pompalar, ürün kalitesini doğrudan etkileyen kritik birer bileşendir. Gıda ve içecek sektöründe; ürünlerin pH değerini ayarlamak, renklendirici veya koruyucu maddeleri tam dozunda eklemek için paslanmaz çelik veya özel plastik gövdeli dozaj pompaları tercih edilir. Tarımda ise, bitkilere verilen suyun içine gübre ve ilaçların (fertigasyon) tam gereken oranda karıştırılması, toprak verimliliğini korurken kaynak israfını önler. Ayrıca, buhar kazanlarında kireçlenme ve korozyonu önlemek amacıyla kullanılan şartlandırma kimyasalları, ancak yüksek basınçlı dozaj pompalarıyla kazan içine gönderilebilir.

Yüzme havuzu ve SPA merkezleri, dozaj pompalarının otomasyon yeteneğinden en çok faydalanan alanlar arasındadır. Havuz suyunun pH ve klor seviyesi, sensörler aracılığıyla sürekli ölçülür ve bu veriler doğrultusunda dozaj pompası ihtiyaç duyulan miktarı otomatik olarak suya enjekte eder. Bu sayede insan hatası payı ortadan kalkar ve suyun her zaman hijyenik standartlarda kalması sağlanır. Benzer şekilde, tekstil boyahanelerinde ve kağıt endüstrisinde de kimyasal karışımların stabilitesi tamamen bu hassas pompaların performansına bağlıdır.

Dozaj Pompasının Çalışma Mantığı Nedir?

Dozaj pompasının çalışma mantığı, "pozitif deplasman" prensibine dayanır; yani her strokta (vuruşta) belirli bir hacimdeki sıvıyı hapseder ve yüksek basınçla çıkış hattına iter. Santrifüj pompalardan farklı olarak, dozaj pompaları akışkanın hızına değil, hacmine odaklanır. Cihazın içindeki mekanizma (diyafram veya piston), ileri-geri hareket ederek bir emme ve basma döngüsü oluşturur.

Sistemin hassasiyeti, emiş ve basma ağızlarında bulunan "çekvalf" adı verilen tek yönlü vana sistemleri ile korunur. Pompa stroku geri çekildiğinde, basma tarafındaki çekvalf kapanır ve emiş tarafındaki açılır; böylece sıvı pompa kafasına dolar. Strok ileri itildiğinde ise emiş valfi kapanır ve sıvı sadece basma hattına doğru ilerleyebilir. Bu valf sistemi, enjekte edilen kimyasalın sisteme geri kaçmasını (backflow) önler. Dozaj miktarını kontrol etmek için ise vuruşun hızı (frekans) veya her vuruşta diyaframın ne kadar ileri gideceği (strok boyu) mekanik veya dijital olarak ayarlanır.

Dozaj pompalarının çalışma mantığında "karşı basınç" faktörü hayati bir önem taşır. Pompa, enjeksiyon yaptığı hattaki basınçtan daha yüksek bir basınç üretmek zorundadır; aksi takdirde sıvı akışı durur. Bu nedenle dozaj pompaları, düşük debilerde bile çok yüksek basınçlara çıkabilecek şekilde tasarlanmıştır. Modern dijital dozaj pompaları, hattaki basınç değişimlerini algılayarak motor hızını otomatik olarak revize eder ve kullanıcıya her şartta mililitrik hassasiyet sunmaya devam eder.

Debi ve Basınç Ayarı Nasıl Yapılır?

Dozaj pompalarında debi ayarı, genellikle "strok boyu" (vuruş mesafesi) ve "strok frekansı" (vuruş hızı) arasındaki dengenin manuel veya dijital olarak ayarlanmasıyla yapılır. 

Saha uygulamalarında en sık kullanılan yöntem, cihazın üzerindeki ayar düğmesiyle diyaframın her bir hareketinde ne kadar sıvı alacağını yüzdesel (%) olarak belirlemektir. Örneğin, strok boyunu %50'ye ayarladığınızda pompa kapasitesinin yarısı kadar sıvı emer; frekansı artırdığınızda ise bu işlemi daha kısa zaman aralıklarında tekrarlar. Hassas dozajlama yapabilmek için pompanın maksimum kapasitesine göre orantısal bir hesaplama yapılması şarttır.

Basınç ayarı doğrudan bir düğme ile yapılmaz; pompa, enjeksiyon yapılan hattaki direnci yenecek kadar basıncı otomatik olarak üretir. Ancak pompanın zarar görmemesi için "karşı basınç valfi" veya "emniyet valfi" kullanımı kritik bir ayar adımıdır. Eğer enjeksiyon yapılan hat 5 bar basınçtaysa, dozaj pompasının en az 6-7 bar basınca dayanıklı ve ayarlı olması gerekir. Basınç ayarı sürecinde manometre takibi yapmak, pompanın zorlanıp zorlanmadığını anlamamızı sağlar. Modern akıllı dozaj pompalarında, debi miktarını litre/saat (L/h) cinsinden ekrana girerek sistemin kendi iç basınç-debi dengesini kurmasını sağlayabilirsiniz.

Doğru bir ayar için sistemin mutlaka "kalibrasyon silindiri" ile test edilmesi önerilir. Ayarlar yapıldıktan sonra, pompanın bir dakika boyunca bastığı sıvı miktarını dereceli bir kapta ölçmek, teorik ayarların gerçekle uyuşup uyuşmadığını doğrular. Özellikle viskozitesi (akışkanlık direnci) yüksek sıvılarda, ayar düğmesindeki değerler ile gerçek debi farklılık gösterebilir. Bu yüzden periyodik kalibrasyon, dozaj hassasiyetini %99 seviyesinde tutmanın tek yoludur.

Dozaj Pompası Seçerken Kimyasal Uyumluluğu Neden Önemlidir?

Kimyasal uyumluluk, dozaj pompasının ömrünü ve dozajlama hassasiyetini belirleyen en kritik teknik parametredir; çünkü yanlış malzeme seçimi pompanın iç aksamının erimesine veya sızdırmazlığını yitirmesine neden olur. 

Dozajlanan akışkanlar genellikle asidik, bazik veya aşındırıcı karakterdeki agresif kimyasallardır. Kimyasalın konsantrasyonu ve sıcaklığı ile pompa gövdesindeki (kafa kısmındaki) malzemenin etkileşime girmesi sonucu oluşan "polimerik bozulmaların" sistemi tamamen kullanılmaz hale getirdiğini sıklıkla görmekteyiz. Bu nedenle, pompa seçimi yapılmadan önce mutlaka kimyasalın Güvenlik Bilgi Formu (MSDS) incelenmelidir.

Pompa kafası, diyafram ve çekvalf bilyaları gibi sıvı ile doğrudan temas eden parçaların malzemesi, enjekte edilecek sıvının pH değerine göre seçilmelidir. Örneğin; klor dozajı için genellikle PVDF veya PVC gövdeli pompalar tercih edilirken, solvent bazlı kimyasallar için paslanmaz çelik veya özel alaşımlar teknik bir zorunluluktur. Malzeme uyumsuzluğu sadece pompayı bozmakla kalmaz, aynı zamanda kimyasalın özelliğini yitirmesine veya sistemin içine yabancı madde karışmasına (kontaminasyon) yol açarak üretim kalitesini de tehlikeye atar.

Contaların ve valf yataklarının malzemesi (EPDM, Viton veya PTFE), sızdırmazlığın sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşır. Asitler için genellikle Viton contalar tercih edilirken, alkali çözeltilerde EPDM daha dayanıklıdır. Seçim aşamasında "evrensel bir malzeme" mantığıyla hareket etmek, uzun vadede yüksek bakım maliyetleri ve tehlikeli sızıntılar olarak geri döner. Doğru malzeme kombinasyonuyla donatılmış bir dozaj pompası, agresif kimyasallar altında dahi yıllarca kararlı ve güvenli bir performans sergiler.

Paylaş
T-Soft 360 Logo T-SOFT E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır